top of page

ARTICLES

LOOKING TO ISTANBUL FROM ANOTHER PERSPECTIVE, Golden Horn, Istanbul, Turkey 1954

LOOKING TO ISTANBUL FROM ANOTHER PERSPECTIVE / İSTANBUL’A BAÅžKA BİR AÇIDAN BAKIÅž, Golden Horn, Istanbul, Turkey 1954

Özdemir Asaf

Cumhuriyet Gazetesi

28 Kasım 1970

 

Yıldız Moran ve Fotoğraf Sanatı

 

FotoÄŸraf sanatı ve uÄŸraÅŸ’ı ile ilgilenenler Yıldız Moran adını bilirler.

​

Yıldız Moran İngiltere’de dört yıllık fotoÄŸraf eÄŸitiminden sonra 1954 yılında yurduna dönmüÅŸtür. Türkiye’de 1954’den beri çeÅŸitli sergiler açan sanatçının, 18 Kasım’dan 30 Kasım’a kadar açık kalacak olan son sergisinde, 100’den fazla eseri sunuluyor. Ana konusuna “Anadolu insanları ve görüntüleri” diyebileceÄŸimiz eserlerinde Moran baÅŸarıya ulaÅŸmış. İzleyenlerde uyandırdığı ilgiden bu anlaşılıyor.

​

Yıldız Moran bu sergisini 1962 yılında İskoçya’da, Edinburgh Festivali’nde açmıştı. GeniÅŸ bir yankı uyandıran o sergilemeden sonra, aralarına baÅŸka fotoÄŸraflarını da katarak düzenlediÄŸi son sergisi, açılışında gezen çaÄŸrılılarca büyük bir beÄŸeni ile karşılanmıştır.

​

DoÄŸayı, insanı birinci plana alarak veren sanatçının, konulara eÄŸiliÅŸindeki özellik ÅŸöyle özetlene bilir: “YaÅŸantının anlarını ve onun içindeki insanları kendi yalın havalarında vermek için onlarla olmak gerekir.” diyor kendisi.

​

​

İki İnsan

​

“Konu İnsandır benim için. Ben onunla iki insan olarak bağımı kurarım. FotoÄŸrafçı olmam hiç bir zaman ön planda deÄŸildir. İkimiz selamlaşırız, konuÅŸur dertleÅŸiriz. Yakınlık kurulur. Ben bu arada açımı arar, yerimi bulur, çerçevemi saptarım. Karşımdaki insan kendiliÄŸi içindedir ya da kendiliÄŸi içinden gerilme ve kasılmalarla, pozlarla sıyrılmamıştır. Davaları ve yaÅŸantısının gereklerince güleç düÅŸünceli, kederlidir. Neyse odur kısacası. FotoÄŸrafımı çekerim. Ondan sonra, artık benim iÅŸim bitmiÅŸ, onunla bir alacağım vereceÄŸim kalmamışçasına hemen uzaklaÅŸmam oradan. BaÅŸladığım gibi, gene onunla konuÅŸur, vedalaşır öyle ayrılırım.”

​

Bir de ÅŸu var:

“ÖrneÄŸin düÅŸünceli bir insan çekmiÅŸimdir. O poz deÄŸildir. Onu ilk rastladığım anda çekmiÅŸimdir. İşinin başındadır, mahkeme kapısı önündedir. Makinemi kullanmışımdır önceden. Onunla sonra gene konuÅŸur, derdini anlar, iÅŸini sorar ilgilenir, dileklerimi selamlarımı bırakır iznini alır ayrılırım.”

 

​

Konu ve Sanatçı

​

Yıldız Moran’ın insanlarındaki sıcak yalınlığın öyküsü buradan geliyor.

​

FotoÄŸraf makinesini o, yaÅŸantılardan ilginç konular çekmek için deÄŸil, yaÅŸantının özünü çıkarabilmek için kullanır. Makine onu götürmez konulara.

​

Böylelikle, konu ile sanatçı arasındaki yakınlık, eser ile seyircisi arasındaki yakınlığını bulur. Hiç birinin arasında bir araç, baÅŸka bir kiÅŸi yoktur. Aynı anları paylaÅŸan insanlar vardır. Tümü birbiri ile konuÅŸup anlaÅŸmakta, yaÅŸamlarının ortasında birbirlerini tanımaktadırlar. FotoÄŸraf sanatı için bu aÅŸama çok deÄŸerli bir sonuç demektir.

​

İnsanı, fotoÄŸrafının öyküsü ile deÄŸil de öyküsünün fotoÄŸrafı ile saptamaktır bu. Ki çaÄŸdaÅŸ fotoÄŸrafçılıktan çaÄŸdaÅŸ sinemacılığa kadar ana sorun günümüzde budur.

​

İnsanın içinde bulunduÄŸu durumlardaki kederinden ya da sevincinden an’lar çalmak yerine, insanı durumları içinde izlemek, mesajı ahlaklı estetiÄŸi ile sunmak sanatçıların iÅŸidir ancak.

​

Bu alandaki tüm sanatçılar, filmciler, sinemacılar, makinelerini deÄŸil gözlerini ve bilgilerini gezdireceklerdir konuları üzerinde.

​

Her yapıt seyircisine gideceÄŸine göre.. Her seyirci kendi yaÅŸantısı içinde olduÄŸuna göre.. Bunlar karşı karşıya geldiklerinde birbirlerini zoraki itilimlere sürüklemeye, çekmeye çalışmamalıdır. İnsanca oluÅŸunun nedenidir bu tüm sanatın.

​

Sanatların ayrı ayrı kendi içlerinde, kendi öz gerekleri ve kurallarından baÅŸka, bir öte kanunları daha vardır kendi dışlarında ortaklaÅŸa dayandıkları. Hepsi ÅŸiirini, öyküsünü, müziÄŸini ve giderek romanını, karşılıklı olarak ancak o zaman saÄŸlar ve kazanır.

​

Sanatların yaşama girmesi ve orada tutunup yayılması ve sonunda kalıcılığa ermesi o mimarlığın sonucudur.

Teknik ve biçimleme yönlerinin kuralları dışında, bu özdeki ve özdenlikteki temelden baÅŸlayan kiÅŸilik problemi, sanatçıların dünya görüÅŸlerindeki gücüne kalır önünde sonunda. Bunun reçetesi yoktur. Bundan ötede, deÄŸerlendirme birimlerini onlar yapar.

​

Yıldız Moran, insanın yüzünden kalkıp doÄŸanın açılarına, portre planından sinema görüntüsüne kadar uzanırken, sanatçı kiÅŸiliÄŸini bunları bilerek kazanmıştır.

​

Bütün yönleri ile insan ve doÄŸa, onun fotoÄŸraflarında engin bir kaynaÅŸmanın serüvenini bize iletmekte.

 

Özdemir Asaf

28 Kasım 1970

​

​

Özdemir Asaf  Cumhuriyet Gazetesi  28 Kasım 1970

© 2015 - 2026 Yıldız V. Moran Archive

bottom of page