PRESS

Ses Dergisi

25 Haziran 1983

“Küçük heyecanlar sanat olamaz. Büyük heyecan duyulmalı. Bu bir gerçek." (...) "Konuya saygılı yaklaşım büyük önem taşır. Fotoğraf makinesi objektif bir algılayış biçimi olarak bellendiğinden her fotoğrafın objektif bir görüntü olduğu kanısı yaygındır. Oysa fotoğraf çekileceği açıdan, çekileceği andan, çekenin görüş açısından kaynaklanan nedenle çok da çarpıtılabilir. O zaman çok tehlikeli bir silahtır.”

“Yıldız Moran, with her influential works, is like a majestic mountain in the Republican Period of Turkey’s photographic art. In order to understand her sublimity and appreciate her value, one needs to look long and hard at her life and works. The atmosphere Moran reflected in her photographs seems to have leapt out of a magical mountain tale. Our country’s photographic art discipline owes a debt of gratitude to Yıldız Moran for teaching an altogether different language that has in its essence love for humanity.”...

In a photograph taken in Tatvan, a village on the western shore of Lake Van in Eastern Turkey, a matronly figure anxiously clenches between her teeth a corner of her draping white linen kıtan, a traditional head covering worn by women in the region.

Sanat ve Edebiyatta Kadın Sempozyumu

Mayıs 2014

... Yıldız Moran’ın Anadolu’ya bakışı bir batılı gibidir. Ancak bu bakış kesinlikle oryantalist bir bakış değildir. Çünkü O Anadolu insanı ile kurduğu diyaloglarla konusunun dibine kadar girer uzaktan görüntü avlamaz. Hayal kurmaz konunun derinliklerindeki anlamları bulup çıkarmaya çalışır. O güne kadar görülmeyeni görmeye ve göstermeye çalışır.

 

Batıda fotoğraf eğitimi almış ve yaşamış olmanın kazandırdığı düşünce yapısıyla kültürel kodları ve yerel değerleri gözetler keşfeder, ancak Türkiye’li bir insan ve fotoğrafçı olarak konusuna yaklaşır, mutlaka diyalog kurar...

... If and when Turkish photography begins to pursue its own photography over new concepts, approaches, and divergences through fresh propositions of visual reading that began to diversify after the 1980s, perhaps it will then become possible to encounter new “Yıldız” (literally, “star”) Morans and to create a new reading of the history of Turkish photography from the Ottoman Empire to the present...

... The silent revolution she made in photography was far ahead of its time to be understood. As the works of someone with a different awareness, these works, along with the subconscious from which they were nourished, would not be appreciated unless the aesthetic conditions of their time were revived. Similar to intelligent metals returning to their original shape upon meeting the conditions of its production, the photographs of Yıldız Moran once again found the form they deserve today.

 

Letting her art take its own course in time, as she was not the representative of any school or guild, Moran once again has her name written in history as one of Turkey’s most important photographers, even when she is no longer with us...

... Coming to fore only in the last quarter of the 20th century, Yıldız Moran was able to extricate from external reality the face of narrative photography shadowed and obscured by its documentary character and thus succeeded in speaking of an artistic approach to photography. Her discourse on photography is just as striking as her photographs and fresh as though it were just articulated today. Moran’s unparalleled place in Turkish photography should be explained not only by her gender, her certified education abroad, or her solitary travels across countries she photographed, but also in terms of her deliberate choice to install the plain reality in her photographs behind her art in the golden age of documentary photographs and objective aesthetic.

As a 19th-century invention, photography was perceived -due to its nature, as well as its technical processes- as a method to identify and capture what is visible and thus struggled for a long time to assume its place among other forms of plastic arts...

Adriano Pedrosa (AP): Yıldız Moran’s photographic career lasted only 12 years, from 1950 to 1962, but during that time she created a vivid and sincere body of work. She was born in 1932 and became the first formally educated female photographer in Turkey.

Jens Hoffmann (JH): What is striking to me about her work is its straightforward beauty and brutality. She photographed what she saw without trying to filter it. Anatolia was the location of most of her photographs. Many of the places she went to were relatively unknown and inaccessible at the time. She was a courageous woman with a strong vision.

Focus: Turkey Exhibiton Catalogue

26 June 2014

She is ”The woman who touches the light”. As the first academically trained female photographer in Turkey, Yıldız Moran (1932–95) is today viewed as an important role model, and has long been regarded as one of Turkey’s foremost photographers from the 1950’s. Early in her career she received international acclaim, foremost in Great Britain where she first studied photography and later practiced before returning to Turkey. Today there is renewed interest in her black-and-white pictures from, among other places, Anatolia, the part of Turkey which sometimes is called Asia Minor, and the lyrical imagery she used to describe the people in ”the land of the sunrise”...

Istanbul - Quotidien Du Soir Politique Et Littéraire

9 Février 1960

... Mlle Moran voyage beaucoup l’intérieur du pays et n’hésite pas à se rendre dans les contrées les plus reculées où les motifs pullulent pour un chasseur d’images à l’affût de l’imprévu. Rues serpentines devant des murailles séculaires, habitations creusées à même le roc, fileuses, brodeuses, pécheurs, marmaille jouant à l’ombre de maisons dont le badigeon blanc éclate, portraits de pâtres, de jeunes paysannes aux grands yeux de gazelle, c’est tout le monde anatolien qui défile devant vos yeux lorsque vous contemplez ces grandes photographies dont à la monumentalité ajoute encore à la force d’expression...

Hürriyet Kitap Sanat

11 Ocak 2018

Son dönemde yayımlanan ‘Yıldız Moran: Bir Dağ Masalı’ albümünü görünce eşi, şair Özdemir Asaf’ın şiirlerini yayına hazırladığımız günleri hatırladım. 1.5 yıl boyunca haftada iki gün evlerine gitmiştim ve beraber çalışmıştık.

Biz

2003/04

“Konu İnsandır benim için. Ben onunla iki insan olarak bağımı kurarım. Fotoğrafçı olmam hiç bir zaman ön planda değildir. İkimiz selamlaşırız, konuşur dertleşiriz. Yakınlık kurulur.”

 

... Yıldız Moran günümüze çeşitli başlıklar altında toplanabilecek 10.000’e yakın fotoğraf bırakmıştır. Portrelerinin sanat yaşamında farklı bir yeri vardır.

“A dream you dream alone is only a dream.
A dream you dream together is reality.”

– John Lennon

 

Yıldız Moran, is one of the pioneers on photography in Turkey; she is the first schooled woman photographer. However, her existence on the intellectual field is much more than that; she is also a dictionary writer and translator. 

Hürriyet Daily News

3 December 2013

This November the Suna and İnan Kıraç Foundation of Pera Museum hosts an exhibition of the work of the first female photographer of Turkey to have received academic training: Yıldız Moran

 

Moran was a photographer who put her soul, intellect, and heart into her work, thereby lending a great depth to her images and her overall work...

Hürriyet Kitap Sanat

6 Aralık 2018

Yıldız Moran’ın 12 yıllık kısa ama çok parlak kariyerinde ürettiği fotoğraflar, hareketi, dokusu ve ruhuyla 1950’lerdeki Anadolu’yu o dönemin evrensel fotoğraf diliyle bize aktarıyor. İstanbul Modern’deki sergi, bir efsane kadın fotoğrafçıyla tanışmak için kaçırılmayacak fırsat.

Hürriyet Kitap Sanat

28 Aralık 2017

Türkiye’nin akademik eğitim almış ilk profesyonel kadın fotoğraf sanatçısı... Fotoğrafın siyah beyaz dünyasına küçük yaşlarından itibaren kapılmış bir isim... Türk fotoğrafının gelmiş geçmiş en büyük değerlerinden olan, 12 yıla sığdırdığı fotoğrafçılık yaşamından sanat dünyamıza unutulmaz kareler armağan eden Yıldız Moran, Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi’nden çıkan retrospektif kitapla anılıyor.

The Wall Street Journal

17 September 2013

Turkish photographer Yildiz Moran Arun, deemed a maverick in the 1960s because she crisscrossed the country documenting the lives of women at a time when few local women traveled solo. Mr. Pedrosa said he was impressed when he uncovered her images in the archives of a local university. "It feels like new material," he said...

Ses Magazine

25 June 1983

“Small thrills cannot be art. One should feel an overwhelming thrill. That’s the reality." (...) A respectful approach to the subject is of utmost importance. Since the camera is recognized as an objective means of perception, the notion that each photograph is an objective image prevails. Yet, the photograph can be significantly distorted depending on the angle and moment from which it is taken, as well as the perspective of the photographer. Then, it becomes a very dangerous weapon.”

Please reload

Hürriyet

4 Kasım 2011

... Bienalde beni en çok mutlu eden, yılların içinde unutulan iyi bir fotoğrafçının Yıldız Moran Arun’un (1932-1995) fotoğraflarının sergilenmesiydi.

 

Özdemir Asaf’ın da eşi olan bu iyi fotoğrafçıyla, şairin şiirlerini yayına hazırlarken bir buçuk yıl birlikte çalıştım. Zarif, görgülü, sanatçı bir kişiliği vardı. Onun fotoğraflarını, sonsuzluğa sabitlediği an’larını görünce Türk fotoğrafında, kayıp bir cevheri keşfedeceksiniz...

Şiir Gibi FotoğraflarKısa Bienal turu sırasında en uzun süre demir attığım ikinci alan, Yıldız Moran Arun’un fotoğraflarının sergilendiği bölüm oldu. Yıldız Hanım’ın (1932-1995) kısa sayılabilecek bir zaman diliminde, 1950-1962 arasında çektiği fotoğraflardan kopmak güç oldu.

Adam Sergi Kataloğu

Mayıs 1998

Ellili yılların ünlü kadın fotoğrafçısı Yıldız Moran’ın, fotoğrafı bıraktıktan yıllar sonra, 1992’de yayımladığı Eşanlamlı Sözcükler ve Karşıt Anlamları Sözlüğü, son yıllarda elimin altından hiç eksik etmediğim, yazarken sık sık başvurduğum, sayfalarını karıştırdığım bir kitap. Eşanlamların da ötesinde, TDK’nin Kavramlar Dizini’ne benzer bir yaklaşımla ilişkili sözcükleri, çağrışımları da veren bu sözlük, yazı yazan kişi için gerçekten çok değerli bir kaynak. Geçenlerde, fotoğrafla ilgili bir yazımı yazmaya çabalarken, bu sözlükte fotoğraf maddesinin bulunmadığını şaşkınlıkla fark ettim. Yalnızca fotoğraf mı! Fotoğraf makinesi, kamera, karanlık oda, film gibi sözcükler de yoktu sözlükte. Olması gerekli miydi? ...

Adam Sergi Kataloğu

Mayıs 1998

... İki bine bir kala, Yıldız Moran’ın fotoğraf sanatının ellinci yılı kutlanıyor kabul edilebilir. Başlangıcın yıldönümü, başka bir deyişle. Ya da, on beş nisanın “hicran”lı anılışı.

 

Ne ki, o, sevgiyle dokuduğu sınır kabul etmeyen kutsal sanatını hepsi hepsi yalnızca bir düzine yıla sığdırmıştı. Uçup giden bir yarım ezgi gibi. Sonunda geçici, kısa ömürlü ve kaygan bir yeryüzü mutluluğu adına — yazık ki, dramatik bir kararla — “sanat”ını yılların belleğine ve anılara bırakmayı seçti. Sürekli “yarın” yerine sürekli “bugün”ü yeğlemiş oldu.

... Mananın peşinde olan insanın sahici olmaması, işine samimiyeti katmaması mümkün mü?

 

1998’de yazdığım bir yazı vesilesiyle fotoğraflarıyla tanıştığım Yıldız Moran hep kalbime en yakın yerlerde duran kişilerden oldu...

Fotoğraf sevdası çok önceleri düşmüş bilincime. Etkisi altına alıp beni, düşlerimin arasında büyüyen bir sarmaşık gibi... “Ben mi bilemedim acaba değerini” derken, Yıldız Moran’ın dünyasına kapı aralayan fotoğraflarını gördüm. Şiir gibi diyorum, evet. Bu satırları yazdırabiliyorsa var elbet bir hikmet demeli. Ben, fotoğraf tutkunu ve iyi bir fotoğrafçı olma hevesindeki kadın, siyah beyaz fotoğrafların arasında kaybettim kendimi. Düşünceler arasında savruldum, bir o yana bir Anadolu’ya...

Dünya Gazetesi

3 Ocak 1959

Genç kız yerde yatan kadına doğru eğildi, itina ile onu kaldırdı, baktı, sonra etrafındakilere “Karslı tipi, dedi, ne kadar sağlam hatları var değil mi?” Etrafındakiler fotoğraftaki kadına hayranlıkla baktılar. Derin manalı kara kara gözleri, azimli bir çenesi, manalı çizgileri vardı. Genç kız onu masanın üzerindeki diğer fotoğrafların yanına koydu. Karslı kadın bir Side heykelinin, bir Hitit vazosunun, bir Selçuk eserinin yanına gitmişti ve memleket dışına çıkacağı günü bekliyordu. Medeniyetlerin beşiği Anadolu o gün adeta Beyoğlu’nda Kallavi Sokağındaki şirin stüdyoya taşınmıştı. Duvarlarda, masaların üstünde, yerlerde, her yerde, ondan bir parça, bir manzara bir yaprak vardı. 

Akis Haftalık Aktüalite Mecmuası

18 Haziran 1955

Uzunca boylu, esmer güzeli saçlarını Gina Lollobrigida gibi kestirmiş bir genç kız birdenbire titredi. Gözleri dolar gibi oldu. Aklına fotoğraf makinesi geldi. Mini mini çocuğu durdurdu. Üstü başı perişan halde, pislik içindeydi. Ayaklarında ayakkabı bile yoktu. Saçları sakal gibi uzamıştı. Cıvıl cıvıl, güzel, siyah gözleri vardı...

Halkçı Gazetesi

10 Haziran 1955

Yıldız Moran’ın Fotoğraf Sergisi güzellik ve zarafetin en güzel numunelerini bir araya getiren çok mühim bir san’at hareketi sayılmalıdır.

 

Tabiatın güzelliği cömertçe bağışladığı yerlerde, zarafet kendiliğinden doğar. Bunu ben söylesem, pek aldıran olmazdı ama, büyük filozof Eflatun’un bu söz. Onun için üzerinde düşünmeğe değer. Bu lafların yarattığı hayal üzerinde durunca, bugünlerde akla gelebilecek en uygun şey, Haziran’ın dördüncü günü Sanatsevenler Kulübü’ndeki fotoğraf sergisi olacak galiba…

Mezar taşlarının üzerine yapraklar düşmeye başladı ama şiiri kapatmadılar daha. Belki Ekim sonunda… Ocak 1981 ile Nisan 1995’te aramızdan ayrılan Özdemir Asaf ve eşi Yıldız Moran Arun’un mezarı Aşiyan’da yan yana. Şiir orada. Özdemir Asaf’ın ‘İkilem’i: “Sevgi ise, sevişeceğiz seninle/Kavga ise, dövüşeceğiz seninle/Ölümü de paylaştığımız yaşamda/Ortaklaşa bölüşeceğiz seninle.”

Fabulo Photo

Aralik 2013

Geçtiğimiz hafta  Pera Müze’sinin Yıldız Moran sergi duyurusunu görünce sergiyi gezmeden önce bilgi edinmek amacı ile biraz araştırma yaptım. Hikayesi o kadar ilginç geldi ki, bütün bir günüm Yıldız Moran ve tabiiki sevgili eşi – en sevdiğim şairlerden – Özdemir Asaf ve şiirleri ile doldu taştı. Şiir kitabını elime alıp, acaba Özdemir Asaf hangi şiirlerini Yıldız Moran için yazdı diye düşünerek her bir şiirini tek tek okudum. Bir yandan Yıldız Moran’nın fotoğraf tutkusu, Bir yandan Özdemir Asaf’ a olan bağlılığı içinde kaybolup gittim...

Son Saat Gazetesi

6 Mart 1955

YILDIZ V. MORAN’nın kapanmıyacak sergisi gerçekten çok ilgi çekici fotoğraflarla dolu. (...) Fotoğrafların hepside, ölçülü ve usta bir gözle fotoğraf çerçevesi içine sokulmuş fotoğrafın bir san’at olduğunu, hem de edebiyatı çiğnemek üzere olan bir sanat olduğunu bu sergi bir defa daha insana dokunduruyor.

Hürriyet Daily News

27 November 2018

In a new exhibition titled “Yıldız Moran: A Mountain Tale” Istanbul 

Modern Photography Gallery presents the works of Yıldız Moran, Turkey’s first academically trained woman photographer who lived between 1932 and 1995. Moran, who was active in the 1950s, is one of the most important photographers to have emerged from Turkey. 

Cumhuriyet Dergi

10 Mayıs 1998